2.2.11

Barış Manço anısına. 7'den 77'ye saygıyla.

Arka koltuğa oturmak, ıspanak yemek, her bayramda 'bugün bayram' şarkısını, arkadaşına şakayla karışık seslendiğinde 'arkadaşım eşşek' şarkısını söylemek, güzel bi sofra hazırladığında hadi buyurun 'halil ibrahim sofrasına' demek, aşık olduğunda 'kara sevda' dedikleri daha ne olabilirki demek, her pazara gittiğinde 'domates, biber, patlıcan' almak.. vs. 'unutamadık ne olur anla bizi'
 ‎'Adam olacak çocuk'u bulmak, tahtayı karaladığımızda arkadaşımızın 'yaz dostum..'u söylemesi, gülünce güllerin açması, kışın hep aynı şarkıyı söylemek!! 'hava ayaz mı ayaz..' (ben yazın dahi söylerim), elbise giydiğimizde 'aynalı kemer' benzeri kemer takılması, her kara yolu yolculugumuzda 'dağlar dağlar' dan yol vermelerini istemek, yazın ayağımıza 'hal hal' takmak,  hayatımızın tam merkezinde Barış Manço var 'gibi gibi' :D
Kız evi naz evi 'işte hendek, işte deve' , hapşurdugumuzda 'nane limon kabuğu', geceleri her şey sustugunda gelir 'kol düğmeleri'nin birleşme saati, ilkokula gittiğimizde okumayı yeni öğrendiğimizde, oku bakayım 'ayı' :) ama en kötüsü nedir? 'can bedenden çıkmayınca' matematik dersine geç kalması! bu ne kötü bi espri, sanata hakaret! herneyse.. simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız... 

Hiç yorum yok: