Dikkat! Bu yazı Hilal SONUÇ için özel yazılmıştır. Ama herkese açık bir yazıdır.
Son iki yıldır bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum. Ama hiç bir zaman anlaşılmakta güçlük çektiğimi düşünmedim. Ta ki bugüne kadar. Hakaret veya küfür etmek istemiyorum kendisine; çünkü kendileri fizyoterapistliğe aday olduklarından korkuyorum. Yarın öbür gün, sırf benden para koparmak için bi taraflarımı kırabilir. Buna müsade edemem. :)
Herneyse, gelgelelim neden anlaşılamadığıma. Ben duygularımı belli edebilen bi insan değilim. Bu karşı cins değilse tabi. O tamamen ayrı bi konu. Abartmayalım, kendimi çok da belli etmem tabi. Yanlış anlaşılmalar olmasın yani. Çoook sevdiklerime, fazlasıyla sevdiklerime duygularımı belli edemiyorum işte. Bir nevi psikolojik problem olabilir bu. Onun yerine bu tür konuşmalarda ya lafı değiştiriyorum ya da susuyorum. Belki insanlara onları sevdiğimi söylemek için geç kalıcam ama bunu yapamıyorum yine de. Sorun da bundan kaynaklanıyor işte. Sen belli etmezsen ve onlarda fazlasıyla belli ederse anormal olan kimdir bu durumda? Evet, tabiki ben. Belli etmesen bile anlamaları lazım demiyelim çünkü bunu biz bile yapamıyoruz. Karşı taraftan bi kıvılcım görmediğimizde hep şüphe duyuyoruz. Acaba diye. Fazlasıyla oluyor bu.
Benim kalbim kümelerden oluşuyor. Fazlasıyla insan ve insan görünümlü hayvan ya da cismini bile bilemediğim şeyler var. Bazıları tutunuyor kalbime. Kümede kalmasını biliyor. İyiler abi bunlar. Diğerleri kötü olduklarından değil de -ya da ondan- tutunamıyorlar bir şekilde ve kümeden düşüyorlar. Çaba göstermediklerinden oluyor bunlar da neyse. Bazıları alt kümelerde ve üste çıkmak için çok çalışıyorlar. Hak edeni çıkarıyoruz işte. Bizde ayrımcılık yok. Ne kaa ekmek o kaa köfte hesabı. En alt küme, en üst düzey kümenin dibinde. Yani buradaki alt kavramı dip olarak. Gerilerden gelen değil. Kalbimin en derinlerinde diyeyim ya da kısaca. Daha net. İşte burada, yukarıda bahsettiğim zat-ı muhterem duruyor. Aynı zamanda bu en alt küme; hayatsal faaliyetlerimin de gerçekleştiği yer. Kalbim bi farklı çalışıyor benim. Takdiri ilahi ne diyelim.
İşte bu zat-ı muhterem benim için hayat demek. Bilmem kendisi farkında mı? Anlayabilmiş mi? Biraz aklı basmıyor diye belirtiyorum burada zaten. Yoksa hiç bir kuvvet bana bu kadar uzun bi yazı yazdıramazdı heralde. Neyse buna da alınır şimdi. Alınma, istemem! :)
Ve son. Seni gerçekten nasıl seviyorum bi bilsen! Yerin hep ayrı, hep aynı duracak öyle. Dilim varmıyor söylemeye. Sen anla işte!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder