Bazen kafanda bir sürü düşünce olur. Anlamlı, anlamsız herşey. Yorulduğunu hissedersin bir anda. Bu düşünceleri düşünmekten yorulursun. Uykun kaçar, sabahlarsın. Düşüncelerini susturmanın, düşüncelerini düşünmemenin yollarını ararsın.
Bunun için de çok düşündüm. Yoga mı yapsam diye. Guru Geeta'nın iyi gelebileceğini düşündüm. Ama dayanamayacağımı düşündüm sonra. Yine başım ağrımaya başladı. Bu sefer hiç bir şeyi düşünmemeyi düşündüm. Sonra dolabımı dağıttım. İçinde ne var ne yok döktüm. Yeniden yerleştirmeye başladım. İlk başta bu bana 'dolabımı düzenlemek' gibi geldi. Sonradan fark ettim, aslında dolabımı değil de 'düşüncelerimi' düzenliyormuşum.
Çok işe yaradığını söyleyemem. Çünkü onları yeniden yerlerine yerleştirirken tam olarak nerede ne vardı diye düşünmeye başladım.Ya da neyi nereye koysam diye. Yani bu aşamada da düşünme eylemi gerçekleşti. Ama en azından sorunlarımı düşünmediğim için biraz rahattım diyebilirim. Düşünmek istemediğim şeyleri bir valiz yaptım. Daha sonra düşünürüm diye kaldırdım onları. Şu an için önemli olan düşüncelerimi güzelce katlayıp raflara yerleştirdim. Yakın zamanda düşüneceklerimi ise astım bir bir. Unutmak istemediğim ama beni fazlasıyla yoran düşüncelerimi en alt raflara deptim. Evet, bunları güzelce katlayıp koymadım. Deptim. Fazla düşüncelerimi çıkardım ve boş askı kaldı elimde. O askıları güzel şeylerle doldurmaya karar verdim. Kafam çok dolu değil artık. Boş yerler var.
Sanırım artık geceleri rahat uyuyabilirim. Uyuyamazsam da bunun nedenini düşüncelerime bağlamayabilirim. Bir süre bu böyle devam edebilir.
Not: Dolap işini sevmedim. Yorucu. Daha az yorucu bir şey bulmam lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder