Hiç bir anlam ifade etmezdi benim için.Çocukken giderdim bi iki. Belki daha fazla. Keçiören'e giderdim. Babaannemin evinin hemen altında bi kuruyemişçi vardı. Hala var. Koca bi paket çekirdek alırdık. Yanına da vazgeçilmezimiz Uludağ gazoz. O zamanlar bayağı küçüktüm ya. Şelale çay bahçesi mi diyorlar oraya bilmem ama yokuş aşağı inip oraya varırdık. Migros vardı orda. Hala var. :)
Bir keresinde düğüne gitmiştim. Yakın bi zamanda. Sanırım 4 yıl kadar önce. 'Saklı Bahçe'ydi gittiğimiz yer. Harika bi yerdi. Kır düğünü gibiydi. Çok güzeldi.
Göksu'ya gittim geçen yazda. Mavi Göl'e gittim. Çok beğendim oraları. Altınpark'a gittim.
Zamanında Anıtkabir'e de gitmiştim. Güzel günlerdi. Bi askere selam vermiştim, o da bana selam vermişti. Nasıl mutlu olmuştum. :)
Çok şey yaşamışım sanırım. Ama bunların hiç biri bana Ankara'yı sevdiren nedenler değil. Kısmen. Yani bu anılar birden canlandı kafamda. Ankara'da oldu bütün bunlar dedim kendime. Oysa Ankara'yı bana hatırlatan şey çok başka.
Behzat Ç. değil mesela. Şarkılardan da değil. Vega'nın Ankara'sı ya da Haluk Levent'in Ankara'sı değil. Ankaralı Namık mıdır nedir hiç değil! :D
Az önce unutmaya yüz tutmuş birisini gördüm. Görünce hatırladım geçmiş günleri. O da şimdilerde Ankara'daymış. Yok yaa dedim kendi kendime. Unutmam ben bunu.
Ankara'yı hatırlatanı ise hiç!
Evet. Bana Ankara'yı hatırlatan ne geçmişim ne de şarkılar. Sadece 'o'. Her Ankara'da hatırladığım sadece 'o'.
Dünyada hiç kötülük yokmuş gibi gülen insan.
Sanki sevdiğim her şey orada toplanmış. Bi önemi yoktu benim için. Söyleyecek sözlerim de az ya da aktaramıyorum bi şekilde.
Herneyse de artık önemi var, bunu biliyorum.
Bahsettiğim şelale :)

3 yorum:
gerçektende öyle gülüyodu.. hala öylemidir sence??? oda değişmiş olamaz mı?
olamaz mı? olabilir. ama olmasın.
olsada boşver en son gördüğün gibi kalsın aklında ;)
Yorum Gönder